İNTERNET KULÜBÜ

Kulüp Danışman Öğretmenleri : Altan KARAALP - H. Bestami YILDIRIM
İNTERNET KULÜBÜ

Kulüp Danışman Öğretmenleri : Altan KARAALP - H. Bestami YILDIRIM
İNTERNET NEDİR?
  Internet, birbiriyle tüm dünya üzerinde yayılmış bilgisayar ağlarının birleşiminden oluşan devasa bir bilgisayar ağıdır. Telefon hatlarıyla birbirine bağlı bu ağda, kişi ve kuruluşların kullandığı farklı yapıda bilgisayarlar ve bu bilgisayarlarda kullanılan farklı işletim sistemleri bulunabilir. Internet, bu farklı yapıda bilgisayarların ortak bir dille iletişim kurmasına imkan sağlayarak, üzerlerinde farklı programlar çalıştırılsa bile, kişiler ekranda aynı bilgileri görür ve değerlendirirler.

  Bazı bilgisayar ağları ve dolayısıyla bu ağ içinde bağlı bilgisayarlar, aynı zamanda kesintisiz olarak Internet ortamına da bağlıdırlar. Bunların bir kısmı, Internet ortamında başka kullanıcılara, yararlanabileceği çeşitli bilgiler sunarken; bir kısmı da, kendi bilgisayarıyla Internet'e geçici olarak bağlanmak isteyen kullanıcıların erişim isteklerine cevap verirler. Internet erişim sağlayıcı kuruluşlar, normal bir kullanıcının Internet'e telefon bağlantısı ile erişimini, genelde şehir içi telefon haberleşme fiyatıyla sağlayan bölgesel kuruluşlardır.

  Internet’in en temel işlevi, haberleşme ve iletişimdir. Internet üzerinden dünyanın dört bir tarafıyla faks kadar hızlı, posta kadar ucuz bir şekilde iletişim kurabilir, dilediğiniz her konuda araştırma yapabilir, bu süreç içinde gerekli gördüğünüz bilgi ve dokümanları bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Yerinizden hareket etmeden uçsuz, bucaksız bir alışveriş yapabilir, müze ve sergileri gezebilir, müzik arşivlerine girebilirsiniz, farklı ülkelerden olan insanlarla her konuda yazıyla ve/veya sesli olarak tartışabilir, ithalat-ihracat ile uğraşıyorsanız yurt dışındaki bağlantılarınızı en küçük zaman diliminde gerçekleştirebilir ve mesajlarınızı minimum maliyetle günün her anı dünyanın her yerine gönderebilirsiniz.

  Türkiye’de ilk Internet bağlantısı, 12 Nisan 1993 tarihinde yapılmıştır. İlk yıllarında sadece TÜBİTAK ve üniversitelerin kullanımına izin verilen ve sadece ODTÜ ve Ege üniversiteleri üzerinden bağlanılan Internet’e bugün her isteyen, istediği Internet Servis Sağlayıcı kuruluşlar üzerinden bağlanabilmektedir.

  Türkiye'de Internet başlangıçta, tüm dünyada olduğu gibi, bilgi aktarımı amacıyla kullanılmıştır. 1995 yılı içinde, dünyadaki gelişime paralel olarak, Türk girişimcileri de günden güne artan bir talep ile Internet ortamını; Web Sayfaları, elektronik posta ve diğer servisleri ile, kullanıcıların beklentileri doğrultusunda etkileşimli olarak, özellikle tanıtım ve pazarlama için kullanmaya başlamışlardır.
 





İNTERNET NELER SUNAR?
Internet, teknik olarak, TCP/IP protokolü ile desteklenen pek çok servis sunar. Örnek olarak, Internet erişimi olan bir kullanıcı, eğer kendisine yetki verilmişse, Internet’ e bağlı diğer herhangi bir bilgisayardaki bilgilere erişebilir, onları kendi bilgisayarına alabilir, kendi bilgisayarından da Internet erişimi olan başka bir bilgisayara dosya/bilgi gönderebilir. Bu özellik, dosya transfer protokolü olarak bilinir. Benzer şekilde, Internet üzerindeki kullanıcılar birbirlerine elektronik posta gönderebilirler.

  İçerik bakımından ise, Internet’ in sundukları bazen insan hayal gücünü zorlayacak boyutlara varmaktadır. Vizyondaki filmlerin kısa tanıtımlarını kolayca evimizdeki ekrana taşıyabilir ya da Amerikan Kongre Kütüphanesi’ nde tarama yapabiliriz, TÜBİTAK arşivine bağlanıp Bilim ve Teknik dergilerinin yeni ve eski sayılarını tarayabilir, yazıları okuyabiliriz, Hacettepe Üniversitesi’ ne uzanıp o anki Beytepe Kampüsü sıcaklıklarını grafiksel olarak görebiliriz, katılmak istediğimiz bir bilimsel toplantıya bildirimizi Internet üzerinden gönderebiliriz. Örnekleri arttırmak mümkün; NASA servislerine bağlanıp, son uydu fotoğraflarını tarayabiliriz, şiir arşivlerine bağlanıp şiirler okuyabiliriz. Son yıllarda geliştirilen World Wide Web ve (yavaş yavaş unutulmasına rağmen, o bir klasikti) Gopher gibi modern Internet araçları ile bilgiye ulaşım daha da kolaylaşmış, ulaşılabilecek bilgiler ve sunulan servisler miktar ve çeşit olarak artmışlardır. Internet’ in sundukları; onu kullananların istekleri, hayal güçleri ve gelişen Internet teknolojisi ile hep artmaktadır.

  Internet, bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmak için değişik ‘bilgi tarama’ yöntemleri de sunar. Bu servislerden bazıları; Archie, Veronica, Jughead, Whois, Virtual Libraries olarak listelenebilir. Internet’ in sundukları çok geniştir ve bu kadar bilgi arasında, bilinçsiz bir kullanımla, insan yolunu çok kolay kaybedebilir.

Amerikan tarzı internet
Türkiye’de “bilgi toplumu” kavramının yaygınlaşması, internetin yaygınlaşmasıyla hemen hemen aynı zamana rastlar. “Bilgi toplumu” propagandasının kesinlikle bir tesadüf olmadığını internetin sunduğu olanaklara bakarak anlayabiliriz. Bir yanıyla internet bu kavramın belki de somut tek örneği veya bir başka deyişle can simididir denilebilir.
***
Her ne kadar istatistikler internetin, “bilgi toplumu” kavramının iki unsurundan biri olan “bilgi”nin paylaşılması için değil daha çok eğlence amaçlı kullanıldığını ve bunu desteklendiğini gösterse de her fırsatta ne kadar “bilgili” bir toplum olduğumuzun reklamı yapılıyor.
***
Son zamanlarda “bilgi toplumu”ndan sonra bilgi ekonomisiyle tanıştık. Bu yeni kavram adından da anlaşılacağı üzere bir fikir pazarı; yani tatlı karlar getirecek fikirlerin satıldığı bir pazar. Gene buna en iyi örnek, bilgisayar teknolojisi ve internet. Ülkemizde büyük şirketlerin, “iyi fikri olanı maddi olarak destekleyelim hem o kazansın hem biz kazanalım” düşüncesiyle yürüttüğü kampanyalar yeni yeni yayılıyor ve yayılmaya devam edeceğe benziyor. Tüm bu gelişmeler ve doğuracağı sonuçlar bize “bilgi toplumu”nun bilgi ekonomisi piyasasında değerinin artacağını gösteriyor.
***
Yozlaşmanın günümüzdeki en uç görünümlerinden birisi internettir desek abartmış olmayız herhalde. İnternetin etkileşimli bir ortam olması dolayısıyla herkesin bu alanda rahatlıkla yayın yapabilmesi ve de bu ortamda gerçek kimliğini gizleyebilmesi, internetin böyle bir görünüm almasını kolaylaştıran etkenlerden sadece birkaçı.
***
Bize sürekli pompalanan bireyciliğin getirdiği bir davranış şekli olan, kendine ve topluma karşı sorumsuz ve kayıtsız kalabilmeye sanal ortamda kolayca rastlıyorsunuz. İnternette birisine ülkenin durumundan bahsettiğiniz zaman politika yapmakla eleştiriliyorsunuz, hatta küfre bile maruz kalabiliyorsunuz. Ama “nasıl kız tavlanır” diye içinde argo sözcükler de barındıran bir şeyler yazarsanız, birçok mektup arkadaşınız olabilir.
***
Kültür emperyalizminin ülkemizde ve dünyada büründüğü önemli biçimlerden birisi olan “Amerikan tarzı yaşam” hayatı, “fast-food” yani deyim yerindeyse “abur cubur” olarak tüketmemizi öğütlüyor. Ve bunları yaparken bir yandan da politikanın, siyasetin boş şeyler olduğunu söylüyor. “Amerikan tarzı yaşam”ın propagandasını yapan uluslararası tekeller de, IMF ve Dünya Bankası aracılığıyla birçok ülkenin gerek ekonomisinin gerekse politikasının iplerini elinde tutuyor.
***
Tüm bunlara rağmen gününü kurtarma derdinde olmayıp, yüzleri geleceğe dönük insanlar da var ve bunlar giderek çoğalıyor. Bunlara en iyi örneklerden birisini daha önce gene bu köşeden tanıtılan “www.icerik.org” adresli site oluşturuyor. Bu sitede insanlar yazılarını ve bunların üstünden yaptıkları tartışmaları paylaşıyorlar. Gönderilen yazıların konu yelpazesi edebiyattan politikaya kadar oldukça geniş. Buna benzer başka siteler de mevcut ve sayıları giderek artıyor. Bu siteler, aynı zamanda insanların kendi geleceklerine sahip çıkabilmek için politika yapmaya duyduğu ihtiyacın bir göstergesi. Gerçi büyük bir kısmının kaygısı sadece rahatsız olduğu bir durumu dile getirmek ama bu bile var olan yozlaşmaya karşı gelişen bir tepkinin ürünü.
İnternetin köklerini 1962 yılında J.C.R. Licklider'in Amerika'nın en büyük üniversitelerinden biri olan Massachusetts Institute of Tecnology'de (MIT) tartışmaya açtığı "Galaktik Ağ" kavramında bulabiliriz. Licklider, bu kavramla küresel olarak bağlanmış bir sistemde isteyen herkesin herhangi bir yerden veri ve programlara erişebilmesini ifade etmişti. Licklider 1962 Ekim ayında Amerikan Askeri araştırma projesi olan İleri Savunma Araştırma Projesi'nin (DARPA - Defense Advensed
Research Project Agency) bilgisayar araştırma bölümünün başına geçti. MIT'de araştırmacı olarak çalışan Lawrance Roberts ile Thomas Merrill, bilgisayarların ilk
kez birbirleri ile 'konuşmasını' ise 1965 yılında gerçekleştirdi.

  1966 yılı sonunda Roberts DARPA'da çalışmaya başladı ve "ARPANET" isimli projesi önerisini yaptı. ARPANET çerçevesinde ilk bağlantı 1969 yılında dört merkezle yapıldı ve ana bilgisayarlar arası bağlantılar ile internetin ilk şekli ortaya çıktı. ARPANET'İ oluşturan ilk dört merkez University of California at Los Angeles (UCLA), Stanford Research Institute (SRI), University of Utah ve son olarak University of California at Santa Barbara (UCSB) idi (Gromov, 1998).

  Kısa süre içerisinde birçok merkezdeki bilgisayarlar ARPANET ağına bağlandı.
1971 yılında Ağ Kontrol protokolü (NCP-Network Control Protokol)ismi verilen bir protokol ile çalışmaya başladı. 1972 yılı Ekim ayında gerçekleştirilen Uluslararsı Bilgisayar İletişim Konferansı (ICCC- International Computer Communications Conference) isimli Konferansta, ARPANET'in NCP ile başarılı bir demontrasyonu gerçekleştirildi. Yine bu yıl içinde elektronik posta (e-mail) ilk defa ARPANET içinde kullanılmaya başladı. NCP'DEN daha fazla yeni olanaklar getiren yeni bir protokol,
1 Ocak 1983 tarihinde İletişim Kontrol Protokolu (Transmission Control Protokol/ internet protokol - TCP/IP) adıyla ARPANET içinde kullanılmaya başladı. TCP/IP bugün varolan internet ağının ana halkası olarak yerini aldı.

  1980 yılların ortasında Savunma Bakanlığı'na bağlı (DoD) Amerikan askeri
bilgisayar ağı, ARPANET'ten ayrıldı ve MILITARY NET adı ile kendi ağını kurdu. 1986 yılında Amerikan bilimsel araştırma kurumu 'Ulusal Bilim Kuruluşu' (NSF), ARPANET
için ülke çapında beş büyük süper bilgisayar merkezi kurulmasını içeren kapsamlı bir öneri paketi öne sürdü. ARPANET Amerikan hükümetinin sübvansiyonu ile NSFNET olarak düzenlendi. 1987 yılında yeniden düzenlediği internet yapılanması planı ile NSFNET yedi bölgesel nokta üzerinde 1.5 Mb/s (daha önce 56 Kb/s idi) güçlü bir omurgayı işleteceğini duyurdu.

  NSFNET Merit olarak adlandırılan Michigan Eyaletindeki üniversitelerin organizasyonu ile NSF'in yaptığı bir anlaşma doğrultusunda işletilmeye başlandı. NSFNET'in işletilmesine bir süre sonra Merit'in yanında ABD'nin dev bilgisayar firması IBM ve haberleşme firması MCI dahil oldu. NSFNET'in işletilmesine yönelik 1990 yılında oluşturulan bu birlik 'İleri Ağ Hizmetleri' (ANS-Advance Network Services)olarak adlandırıldı.ANS'nin kuruluşu süreci ABD'de 1990'lara kadar devlet desteğinde gelişen internet omurgasının özelleştirilmesi sürecinin de başlangıcı olmuştur.

  1990 yılında NSFnet ile özel şirketlerin ortak işletmesi ile başlayan özelleştirme
süreci, 1995 yılı mayıs ayında NSF'nin internet omurga işletmeciliğinden tamamen çekilmesi ile tamamlandı. 1995 yılından itibaren ABD internet omurga işletimi
tamamen özel işleticilerinin elindedir.

  Internet‘e çeşitli şekillerde, başlangıcından 1994 yılı sonuna kadar 110 ülke, 10,000 bilgisayar ağı, 3,000,000 dan fazla bilgisayar ve 25 milyonu aşkın kullanıcı bağlanmıştır. Bu sayı, Web Sayfası kavramının kullanıma girdiği 1995 yılı içinde büyük bir patlama göstermiş ve 60 milyon’a ulaşmıştır. Bu sayının 1996 yılı içinde de, her ay yüzde 10 artması beklenmekteydi. Ve şu an Türkiye' de 5 Milyon, Dünyada toplam 300 Milyon İnternet kullanıcısı olduğu sanılıyor. Görüldüğü üzere Internet büyük bir hızla dünyanın her köşesine din, dil, ırk ve ülke ayrımı yapmadan erişmektedir. Şu an yeni yüzyılın en büyük iletişim ve reklam araçlarının başında gelmektedir.