
Özet
Bu çalışmanın
amacı, ışık kirliliği konusunda bilgi vermek, konuya duyarlılığı arttırmak,
ülkemizde ışık kirliliği açısından alınması gereken önlemlerden bahsetmek ve
bilinçlenmeye katkıda bulunmaktır. Bu yazıda İstanbul’ da yapılan gözlemler
sunulacaktır, mevcut sorunlar ve alınabilecek önlemler hakkında bilgi
verilecektir. Sadece astronomi
çalışmalarının devamı için değil, sağlıklı bir çevrede yaşantımıza devam
edebilmemiz için ışık kirliliği konusunda çok daha duyarlı olmamız
gerekmektedir.
1. Giriş
Günümüzde, şehirde veya şehir yakınlarında yaşayan insanlar geceleri gökyüzündeki yıldızların çoğunu görememektedirler. Şehirde yaşayan nüfusun hızla artmasıyla, açık alan aydınlatmaları yapılmaya başlanmıştır. Bunun sonucu olarak gökyüzüne yayılan ışığın miktarı artmıştır. Ancak şehirden yeterince uzaklaşıldığında Samanyolunu ve pek çok yıldızı görebilmek mümkün olabilmektedir. Gökyüzünün aydınlatılmasının çevreye zarar verdiği ve doğal mucizelerden biri olan evreni görme hakkını engellediği bilinen bir gerçektir.Kentlerdeki gök ışıklılığı amatör ve profesyonel astronomi için ciddi bir tehdittir. Çevreyi ve astronomik araştırmaları olumsuz yönde etkileyen gökteki ışıklılığa
ışık kirliliği adı verilmektedir. Gökyüzünün aydınlatılmasıyla geceleri insanların güvenliği açısından artış sağlanmadığı gibi, boşa harcanan ışık enerjisi kamaşmaya, enerji israfına ve bunların sonucu olarak doğal kaynakların tahribine sebep olmaktadır [1,2].Işık kirliliğinin kontrolünde en büyük problem, ışık kirliği kavramından haberdar olunmamasıdır. Dış aydınlatmanın özenli yapılması ile ışık kirliliğinin önüne geçilebilir.Alınabilecek önlemler arasında, geceleri yapılan aydınlatmanın ancak çok gerekli ise yapılması, varlık algılayıcılarının veya zaman sayaçlarının kullanımının
yaygınlaştırılması, ışığın gökyüzüne değil yere doğru yönlendirilmesi, renksel geri verim özelliği çok önemli değilse alçak basınçlı sodyum buharlı lambaların kullanılması ve gözlem istasyonları etrafında yerleşimden kaçınılması yer almaktadır. 2. Işık Kirliliği Nedir?
Işık kirliliği kısaca dış aydınlatmanın bir yan ürünü
olarak da tanımlanabilir. Işık kirliliğini azaltmak için aydınlatılması zorunlu
bölgelerin, yalnızca aydınlatılması gereken zaman diliminde ve gereken düzeyde
aydınlatılması gereklidir. Işık kirliliği hakkında bilgi verirken, üç temel
bileşenden bahsetmek gerekmektedir [1, 3].
· Gök parlaması
· Işığın aydınlatılacak bölge
sınırlarının dışına taşması
· Kamaşma
2.1. Gece Gök Parıltısı
Gece gök parıltısı doğal veya yapay kaynaklardan meydana gelebilmektedir.
Doğal kaynaklar:
Gök parlamasını arttıran yapay kaynak ise elektriksel
aydınlatmadır. Işık armatürlerden direkt olarak gökyüzüne yayılabilir veya
yeryüzünden yansıyan ışık atmosferdeki toz ve gaz molekülleri tarafından
atmosfere saçılarak, parlak bir fon yaratabilir. Yıldızları görmeyi engelleyici
bir etkisi vardır. Gök parlaması seviyesi, hava koşulları, atmosferdeki toz ve
gaz miktarı, gökyüzüne yansıyan ışık miktarı ve görüş açısına bağlı olarak
oldukça değişkendir. Kötü hava koşullarında ışığı atmosfere yayan parçacık
sayısı daha fazladır ve gök parlamasının oldukça yüksek olması sebebiyle israf
edilen ışık ve enerji miktarı gözle görülebilir hale gelir.
Gök parlamasının yüksek olması, özellikle astronomi
çalışmalarını olumsuz etkileyen bir durumdur. Uzaydaki cisimlerin
gözlemlenememesi sakıncasını beraberinde getirir. Gök parlamasının artması
gökyüzündeki karanlık bölgelerin parıltısının da artması anlamına gelir. Siyah
gök fonunun üzerinde yıldızlar ve diğer gök cisimlerinin oluşturduğu kontrast azalır. Astronomlar gözlem yapacaklarında havanın
kuru, gözyüzünün açık olduğu, karanlık
geceleri tercih ederler. Şehir dışındaki yerleşim alanlarının tipik gökyüzü
koşullarındaki zenit parıltısı, doğal gök koşullarındaki zenit parıltısından 5
ila 10 kat daha fazladır. Şehir merkezlerinde ise zenit parıltısı doğal geri
plan parıltısından 25-50 kat daha parlak olabilir.
Profesyonel ve amatör astronomların ölçüm sonuçlarına göre, gök parlaması
değerleri tüm dünyada hızla artış göstermektedir.
Işık kirliliği konusunda bilinçlenmenin artmasıyla,
profesyonel olarak aydınlatma ile ilgilenen kişiler, gök parlamasını,
elektriksel aydınlatmayla ilişkisini kurmaya çalışarak, ölçmeye başladılar. Bu
oldukça çaba isteyen bir çalışmadır çünkü gök parlamasını etkileyen pek çok
faktör vardır. Sadece aydınlatmanın varlığı değil, armatürden yayılan ışığın
açısal dağılımı, yeryüzünden yansıyan ışık ve açısal dağılımı, nem ve
aerosollerin atmosferik etkileri gibi oldukça sık değişen hatta anlık değişen
olayların göz önünde bulundurulması gereklidir. Aerosoller yapay kirlilik, yangın,
volkanik patlamalar etkisiyle oluşan atmosferdeki parçacıklardır [3].
Gece gökyüzünü incelerken, profesyonel astronomlar
genellikle gökyüzünün karanlık bölgesinin ölçüm değerlerini alırlar. Amaç arka
fon üzerindeki yıldız sinyalini kontrast farkı yardımıyla
belirleyebilmektir. Profesyonel astronomlar ölçümlerini zenit noktasında
alırlar. Gök parlaklığını ölçme yöntemleriyle ilgili hazırlanmış teknik
raporlar mevcuttur [5].
Pek çok amatör ve profesyonel astronom gök parlaması
değerlerini, bu değerlerdeki artışı gözlemlemek amacıyla kaydetmişlerdir.
Toplanan bu veriler kullanılarak, gök parlaması öngörüsünün yapılabilmesi
amacıyla çeşitli hesap yöntemleri geliştirilmiştir. En kaba yaklaşım
yöntemlerinden biri, Büyük Ayı takım yıldızının
gözlemlenmesi ve çıplak gözle kaç yıldızın görülebildiğinin sayılması
prensibine dayanır. Garstang (1986) ve Walker (1977) tarafından önerilen bir
diğer yöntemde, gök parlaması değerinin öngörüsünü aydınlatmayı hesaba katmak amacıyla,
kişi başına belirli bir parıltı değerinin çarpım katsayısı olarak kullanması
düşünmüştür. Ancak ışık kaynaklarının ışık dağılım eğrileri, ışık kaynaklarının
sayısı, gücü ve yansıyan ışık bilgileri hesaplara dahil
edilmemiştir. Ayrıca sayılan parametreler dahilinde
aydınlatma modelinin çıkarılmaması sebebiyle, mümkün olduğunca az yapay ışık
kullanmak dışında, gök parlamasının nasıl azaltılabileceği konusunda detaylı
bilgi verilmemektedir [3].
Işık kirliliği göçmen kuşlar için de ciddi bir
tehlikedir. Geceleri yıldızlardan faydalanarak yollarını bulan kuşlar, şehir
ışıklarının cazibesine kapılıp yollarını kaybedebilmektedirler. Bu şekilde
meydana gelen kuş ölümleri hiç azımsanamayacak orandadır. Deniz kaplumbağalarının
da ışık kirliliğinden olumsuz etkilendikleri bilinen bir gerçektir. Sahilde
yumurtalarından çıkan minik kaplumbağalar, geceleri kara ile deniz arasındaki
aydınlık farkından faydalanarak, denize ulaşmaktadırlar. Sahile yakın yerleşim
yerlerindeki kuvvetli aydınlatma, kaplumbağaları deniz yerine tam ters
istikamete yönlendirebilmekte ve ölümlerine sebep olabilmektedir [6] .
2.2. Işığın aydınlatılacak bölge
sınırlarının dışına taşması
Işık Kirliliği geceleri
çevre için gittikçe büyüyen bir tehdittir. Aydınlatmanın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına
taşması sonucu, aydınlatılması istenmeyen mekanlarda
olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilir ve dikkat dağıtıcı bir manzara yaratabilir. Ayrıca enerji israfı da oldukça yüksek
maliyetleri beraberinde getirir.
En önemli nokta, kaliteli
aydınlatma yapılmasıdır. Önlemler alındığı taktirde
aydınlatmanın kalitesi arttırılabilir. Böylece gece görüş kalitesi artar, daha
güvenli ve daha estetik görünümlü bir çevre yaratılabilir, enerji tasarrufu
beraberinde daha az maddi külfet getirir [7].
2.3. Kamaşma
Dış aydınlatma armatürleri fizyolojik ve psikolojik kamaşma yaratmayacak şekilde yerleştirilmelidirler. Şekil 4’ te bir binanın dış cephe aydınlatması için kullanılan armatürün, yayalar için yarattığı kamaşma etkisi görülmektedir.
3. Işık Kirliliği Astronomi İlişkisi
Az sayıda optik ve kızıl ötesi ölçümlerin alındığı ana
astronomi gözlem istasyonu vardır ve bu mekanların
ışık kirliliğinden korunmaları gerekmektedir. Uzay teleskopları kullanımı
yeryüzü gözlem istasyonlarının önemini azaltmamıştır. Yeryüzü astronomi
istasyonlarına ihtiyaç vardır ve bu istasyonlar sağlıklı çalışmalar yapabilmek
açısından oldukça önemlidirler.
Işık kirliliği ciddi bir sorun olmakla birlikte,
oldukça etkili çözümleri mevcuttur. Bu çözümler sayesinde yeryüzü optik
astronomi istasyonlarından etkin ölçüm sonuçları alınabilir ve gelecekte önemli
çalışmalar yapılabilir.
4. Yapay Işık
Kirliliğine Karşı Alınabilecek Önlemler
Işık kirliliğine karşı alınabilecek başlıca önlemler şunlardır:
5. Sonuçlar
Işık kirliliği sadece amatör ve profesyonel astronomi
için değil, çevreyi korumak adına da ciddi bir tehdittir.Aydınlatma
tasarımı ve tesisatı tüm koşullar göz önünde bulundurularak ve ışık kirliliğine
yol açmayacak şekilde yapılmalıdır. Işık kirliği konusunda daha bilinçli
olunmalıdır. Dış aydınlatmanın özenli yapılması ile ışık kirliliğinin önüne
geçilebilir. Gördüğümüz sakıncalı aydınlatma örneklerinin düzeltilebilmesi için
hepimize görevler düşmektedir.










