ENDÜSTRİYEL OTOMASYON TEKNOLOJİSİ ALANI

Ürün ve süreç tasarımında yararlanılan makine, elektrik, elektronik, bilgisayar mühendisliği gibi dalların birleşiminden oluşan bir bilim dalıdır.Fotoğraf makinesi, video, çamaşır- bulaşık makinesi, bankamatik ve CD gibi ürünler en basit mekatronik
mekatronik sistemlerdir. 1990’lı yıllardaki hızlı gelişimiyle mekatronik teknolojisi,güncel yaşamımızda önemli bir yer kazanmış durumda.Mekatronik teknolojisi sayesinde üretilen; algılayabilen, ölçen ve karar verip buna göre hareket eden robot ve otomatik makineler, tıp, tarım, bankacılık, madencilik, sanayide otomasyon gibi sektörlerin yanında farklı işlerimizi kolaylaştıracak şekilde tasarlanan ürünlerle özel yaşamımıza girmeyi başarmıştır. 2003-2004 eğitim- öğretim yılında Türkiye genelinde açılan ilk dört Mekatronik Bölümünün bir tanesi okulumuzda hazırlık sınıfına öğrenci alarak eğitime başlamıştır.açılan bölüm okulumuzdaki diğer bölümlerden farklı olarak Anadolu Meslek Lisesi statüsünde olup Hazırlık + 3 yıllık eğitim vermektedir.Okulda hala eğitim veren Makine, Elektronik bölümleri alt yapısı Mekatronik Bölümünün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yeniden güncellenmeye başlanmıştır.Şu andaki alt yapı öğrencilerin son sene hariç ihtiyaçlarına cevap verecek düzeydedir.Önümüzdeki 3 yıl içinde son sınıf için gözüken alt yapı açığı Bakanlığımızca eğitimine başlanan sınıflar için yetiştirilecektir. Öğrencilerin göreceği derslerin içeriği aşağıda belirtilmiştir.
• Temel Mekanik
• Teknik ve Meslek Resim
• Malzeme Bilgisi
• Pnomatik-Elektrohidrolik
• CNC
• Temel Elektrik
• Temel Elektronik
-Ölçü Aletleri Kullanımı -Yarı İletkenler
• Elektroteknik ( DC, AC Devre Analizi )
• Dijital Elektronik
• Elektronik
-Endüstriyel yarı iletkenler -Yükselteçler
• Mikrodenetleyiciler ( PIC,8051 )
• PLC ( Siemens S7-200 )
• Kontrol Tekniği
-Lineer Elektronik -Güç Sürme Teknikleri
• Mekatronik Sistemler ( Robot Teknolojisi )
• Bilgisayar Destekli Çizim ( CAD )
• Programlama
-Assembler ( Motorola 6802, PIC serisi,Intel 8051 serisi )
-Yüksek Seviyeli Dil ( BASIC, PASCAL )
-Makine Diline Yakın Programlama Dili ( C )

Mekatronik Kavrami
Mekatronik kavrami, ilk kez 1969 yilinda Japonya’nin Yaskawa Elektrik ?irketi’nde görevli bir mühendis tarafindan elektrik motorlarinin bilgisayarla kontrolünün saglanmasi için kullanilmistir. Mekatronik sözcügü, “mekanik” ve “elektronik” kelimelerinin uygun bir sekilde parçalanmasi ve bu parçalarin birlestirilmesi ile elde edilmistir. Mekatronik sözcügü, mekanizmanin “meka”si ile elektronik sözcügünün “tronik” kisimlarinin birlestirilmesinden olusmustur (MMOB, 2003). Böylece bir Japon icadi olarak buradan yola çikan mekatronik kavrami, yillar içerisinde ilerleyerek tüm dünyaya yayilmis ve günümüzün mühendislik literatürüne, üzerinde en çok konusulan bir kavram olarak yerlesmistir.

Mekatroniğe Neden İhtiyaç Vardır?
Dünyada özellikle 1980’li yıllardan sonra, endüstriyel ürünlerin tasarım ve üretiminde köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Gelişen ve değişen dünya pazarları ve teknoloji düzeyi sonucu, endüstriyel ürünlerin nitelik ve işlevlerinde de önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Hızla gelişen teknoloji ve sürekli değişen pazar koşulları, daha ekonomik ve kaliteli ürünler isterken, müşteri beklentileri ise daha esnek ve çok işlevli ürünler yönünde gelişmiştir. Müşterilerin hızla değişen istekleri ve yoğun rekabet sonucu, ürün ömürleri çok kısalmıştır. Böylesine çetin koşullar karşısında alışılmış tasarım ve imalat teknolojileri yetersiz kalmış, bu ihtiyacı gidermek üzere yeni kavram ve yöntemler doğmuştur. Bunlardan birisi de mekatronik kavramıdır. Mekatronik kavramlar, özellikle tasarım felsefesini ve mühendislik eğitimini etkilemiş, endüstriyel teknoloji üretimi ve mühendislik eğitiminde temel değişikliklere neden olmuştur. Robotik teknolojilerin her alanda yaygın şekilde kullanıldığı günümüzde mekatronik, teknolojinin bir gereği ve hatta zorunluluğudur (Erten, 2003a). Nitekim, mekatroniği tasarım ve üretimde etkili kullanan ülkeler, endüstriyel ve sosyal yaşamda önemli değişim ve ilerlemeler sağlamışlardır. Bunun en çarpıcı örneği, Japonya’dır. Başarılı mekatronik uygulamalarının ürün/süreç gelişiminde kullanıldığı Japon ürünleri, son otuz yılda bütün dünyada önemli bir yer kazanmıştır. Bu bağlamda Çin de, mekatroniğin ekonomik gelişmedeki rolünü görmüş ve 1987’den beri bu konuya giderek artan oranda ağırlık vermeye başlamıştır. Bu iki devin yanında, diğer bölge ülkeleri de, ekonomilerini gelecek yüzyılda belirli bir trende oturtmak için mekatroniğe giderek daha fazla ağırlık vermektedirler (Tan ve diğerleri, 1998).
Mekatronik ile ilgili gelişmeler Asya ülkeleri ile sınırlı olmayıp, bunun yanında, ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin de, devlet-üniversite-endüstri iş birliği şeklinde nitelendirilebilecek Japonya örneğinden hareketle, son yıllarda mekatroniğe giderek daha fazla ağırlık verdikleri bilinmektedir.
Türkiye’nin, uluslararası rekabette ayakta kalabilmesi ve 21. yüzyılda hak ettiği yeri alabilmesi, bir bakıma, dünya ölçeğinde endüstriyel tasarım ve üretim yapmasına bağlıdır. Bunun sağlanabilmesi için ise Türkiye’nin, devlet-üniversite-endüstri iş birliği çerçevesinde mekatroniğe gereken önemi vermesi kaçınılmazdır. Hatta mekatroniğin; Türkiye’de akademik ve endüstriyel çevrelerde yayılıp gelişmesi için konu ulusal bir bilim politikası çerçevesinde ele alınmalı; gerekirse bu alan öncelikli ve ayrıcalıklı ilan edilerek her kesim tarafından desteklenmelidir.